Mezuna Kalmak

Mezuna Kalmak

Mezuna kalmak; birçok yerde bununla alakalı yazı var, ben buna yeni bir soluk yeni  bir nefes getirmeyeceğim.
Lise son sınıfsındır artık, 11. Sınıf II. Dönem karneni alırsın. Çevrendekilerden; “Artık 12. Sınıf oldun, ne düşünüyorsun? Tıp kazanabilir misin? Bak Kuzenin geçen sene İngilizce İşletme kazandı, sende kazanabilecek misin?”
Etrafında bu tarzda birçok söylenti dönmeye başlar.
Sende bir şeyler düşlemeye başlarsın, hayal edersin gitmek istediğin üniversiteyi, yapmak istediğin mesleği.
11. Sınıfın yaz tatili senin için üniversite sınavının ilk aşaması olarak gözükür. Başlarsın sınava çalışmaya, arkadaşlarınla konuşursun onların ne yapacağını sorarsın, kimi “Ben bu sene kazanamam, mezuna kalacağım.” Der, kimisi “Ben bu sene düşlediğim üniversite için çalışacağım, başarıp gideceğim.” der.
Sen 2. Tayfadan olursun, 11 aylık sınav periyodu başlamıştır bile, nereden nereye gelmişsindir kendin bile inanamazsın bazen. Hangi alandaysan ona göre zorlukları vardır.
Sayısal; Fizik, Eşit Ağırlık; Matematik, Sözel; Edebiyat…
Bu esnada sadece sınavla alakadar olmazsın, çok iradeli değilsen. Arkadaşlarınla dışarı çıkarsın, içinizden birisi der ki; “Sınava az kaldı, çıkmasak mı?” oradan bitirici cümle gelir; “Bir daha bu zamanları yaşayamayacağız, çıkalım bir şey olmaz.”
Bir daha bu zamanları yaşamayacağız, evet doğru! Yaşayamayacaksın, lise son sınıfı bir daha asla yaşayamayacaksın, hiçbir şeyin gücü yetmez.
Bir daha yaşamayacağız’ın altına bir çok şeyi sığdırırsın, yaparsın, gezersin, eğlenirsin. Ailene de sürekli bunu söyleyip izin alırsın.
Sınav periyodu sona yaklaşır, içinde heyecan vardır. Sınava 1-2 ay kala anlarsın kendinin hangi netleri yapacağını, kaç bine girip kaç puan alacağını. İçinde bir umut vardır ama o umut aslında hayaldir.
Öğretmenlerin sürekli; “Sınava az kaldı, yapacaksın.”, “Çok iyisin, seni bu sene gönderiyoruz, değil mi?”, “Bu sınıftan birçok kişi Mühendislik kazanacak.” der.
Seni motive etmeye çalışırlar, ama aslında boştur. Onların görevi sadece motive etmek olduğu için ederler. Çünkü bir sene sonra sen onu, o seni görmeyecektir. O yeni öğrencilerle ilgilenirken, sen ya üniversite öğrencisi olursun ya da yeni bir kurum arıyor olursun. Belki de iş hayatına atılmışsındır/evlenmişsindir.
Sınav gelir, sınava girersin. Beklediğin gibi yapamayabilirsin. Arkadaşlarınla konuşursun;
Hedefi Matematik Öğretmenliği olan arkadaşının hedefi bir bakmışsın İktisat olmuştur. Bilgisayar Mühendisliği isteyenin hedefi Hemşirelik olmuştur.
Peki bunun sebebi neydi? Neden fikirler, hedefler/hayaller değişmişti?
Neden mi?
Seni üniversiteye yerleştirmek isteyen insanlar, ailen, arkadaşlarının gideceğini gören sen.
2 yıllık ünversite düşünürsün, sonra DGS yaparım dersin.
DGS’yi araştırırsın, kolay olmadığını kimsenin önermediğini görürsün. Ama içinde gitme isteği vardır, kendinle yüzleşemezsin, yüzleşirsen korkarsın. Gidemezsin, sınava 1 sene daha hazırlanmak gururuna dokunabilir.
Kendinle alakasız bir bölüme gidersin, mutsuz olursun, pişman olursun. Hayatının sonuna kadar belki bitirdiğin bölümle alakasız bir meslekte bile çalışabilirsin.
Hayalini öldürme, hayalini kendin için yaşat. Bu hayatı sen yaşayacaksın, sınava girdiğin ilk sene herhangi bir üniversiteye yerleşmek zorunda değilsin.
Bu hayatı kendiniz için yaşayın, birilerinin yönlendirmesine bırakmayın.

Yanlış şık 1 yılını, yanlış üniversite 4 yılını, yanlış meslek 40 yılını kaybettirir.

CreationEpic

CreationEpic

Sanal Platform Kurucu & Blogger

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir